7 Nisan 2010 Çarşamba



bugün nasılsınız bakalım? ben yeni uyandım. bir elimde hayvani boyutlardaki nescafe bardağım, bir elimde sigaram-huzur bu: ho ho ho! uzun zamandır elime kitap alabildim bu sabah, ama 3 sayfa okudum ve bıraktım. kitabın adı "Gökkuşağı", yazarı Mario Simmel. alman bir yazar. kitabın 3.baskısı elimdeki. 75'te basılmış. ilk cümlesinden dahi polisiye oldugunu anlıyorsunuz. kitabın arkasında kitaptan en ufak bir ipucu yok, ilk sayfayı okumak gerekiyor. üzüldügüm şu ki başladığım hiçbişeyi bitirmeme olayım bu kitapta da olacak gibi görünüyor:
1-kitap deli kalın.
2-konusu bana uygun degil.

bu kitaptan önce başladığım ve bitirmediğim iki kitap içime nasıl sıkıntı oldu anlatamam. bitanesi hayatımda gördüğüm en kalın kitap olabilir: biri birinin üzerine yazılmış iki kitaptan oluşuyor; iki ciltli. diğer kitapsa aslında okumaktan çok zevk alabilceğim bi kitap. bi film yönetmeni baş karakter. kitap baştan aşağı kültür bombardımanı. araştırılcak allusionların olması hoşuma giden bir detay olmasına rağmen bu kitapta o kadar çoklar ki sinirimi bozuyolar. neyse ilerde belki el atarım-ki atmalıyım. iç huzurum bozuluyo.

bir diğer kitapsa okulun kütüphanesinden yeni aldığım bi kitap. pozitif ruh sağlığıyla ilgili, ki adı da o zaten. psikoloji okumak isteyen birinin bu tip kitapları okuması gerekir. ne zaman okuycağımı da Tanrı bilir ama ben belirlerim.


fena başlamayan sabahımın içine yeterince sıçtım sanırım. bugün napıcağımı bilmiyorum. özgürlük beni mutlu ederken ilerleyen saatlerde bu programsızlık beni deli ediyo. kendime sığınırken kendimden kaçmak olayını yaşamamayı yeğlerdim. hani biyerde oturuyosun, oturduğun için mutlu olmalısın. oturduğum için mutsuz oluyorum. sıkıldığım için yaptığım bi programdan kaçıp evime ve kendime sığınmak için can atıyorum o sırada. beni neyin mutlu ediceğini gerçekten bilmiyorum.

antidepresan içmek istemiyorum.
sonra bu oluyo:




bu olayı iyi bilirim. hem antidepresan şuan benim için bi bahane. içimdeki o hata konuştukça konuşuyo. yeni sığınaklar üretiyo ve ben işin içinden çıkamayınca, işte bu olunca, içim davul oluyo.

Çocukluğumu özledim, bu bi gerçek.
Will I, will I ever be 5 again?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder